İzmir'de yaşanan Dorukhan Büyükışık cinayetinin soruşturması, şüphelilerin ifadeleri ve deliller arasındaki çelişkilerle dikkat çekiyor. Dorukhan Büyükışık'ın şantiyede demir çubukla darp edilerek öldürülmesiyle ilgili aralarında şirket saha mühendisi ve diğer yöneticilerin de bulunduğu 24 kişi tutuklandı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan şüphelilerin, olay günü ve sonrasına ilişkin verdikleri ifadeler, dosyadaki teknik raporlar ve somut delillerle karşılaştırıldığında dikkat çekici tutarsızlıklar barındırıyor.
Şüphelilerin beyanları ve bu beyanların analizleri incelendiğinde, olay tarihinde Tanyer Yapı A.Ş.'de Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapan Tayfun Çakmakçı'nın ifadesinde olay günü şantiyede bulunmadığını ve maktulü tanımadığını beyan etmiştir. Ancak dosyadaki HTS kayıtları incelendiğinde, olay günü saat 12:00-14:00 saatleri arasında şantiyenin bulunduğu Narlıdere ilçesindeki baz istasyonundan sinyal aldığı tespit edilmiştir.
Şantiyenin genel işleyişinden ve güvenliğinden sorumlu olan şantiye şefi Bilal Çelik, olay gecesi saat 22:30 sıralarında şantiyeden ayrıldığını ve gece boyunca herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını ileri sürmüştür. Ancak şantiyedeki diğer personelin (bekçiler ve işçiler) olay gecesi saat 01:30 ile 03:00 arasında şantiye içerisinde bir hareketlilik yaşandığına, araçların giriş çıkış yaptığına ve bazı sesler duyulduğuna dair ifadeleri bulunmaktadır.
İnşaat projesinin yürütülmesinden sorumlu olan Hüseyin Kaya, olaydan ancak sabah saatlerinde haberdar olduğunu iddia etmiştir. Ancak şantiye giriş kapısını ve çevre yolları gören Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve çevre işyeri kameralarında, Hüseyin Kaya'nın kullanımındaki aracın olay gecesi saat 02:15 sıralarında şantiye bölgesine giriş yaptığı, yaklaşık 45 dakika kaldıktan sonra ayrıldığı kameralarla tescillenmiştir.
Soruşturmanın en kritik isimlerinden biri olan ve hakkında yakalama kararı çıkartıldıktan sonra adli arama neticesinde yakalanan şirket saha mühendisi Yiğit Aykurt'un beyanları da dosyadaki somut verilerle uyuşmamaktadır. Yiğit Aykurt, maktulü hiç görmediğini ve olayı sonradan duyduğunu savunmuştur. Ancak şantiyede çalışan işçilerin ve alt yüklenici firma yetkililerinin ifadeleriyle çürütülmüştür.
Şantiyenin fiziki güvenliğinden ve giriş-çıkışların kontrolünden sorumlu olan gece bekçileri ile güvenlik personeli, olayın yaşandığı saat dilimlerine dair birbirini tutmayan ifadeler vermişlerdir.
Adli Tıp Kurumu ve Kriminal Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan raporlar, maktulün sırt bölgesinde tespit edilen doğrusal ekimozların ve iç organ yaralanmalarının, yüksekten düşme ile değil, 'sırt bölgesine sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurularak darp edilip öldürülmesine' bağlı olarak geliştiği tıbben kanıtlanmıştır.
İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi ve Nöbetçi Sulh Ceza Hakimlikleri, şüphelilerin tamamının 'Kasten Öldürme, Suç Delilerinin Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme, Yalan Tanıklık' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar vermiştir.
Kaynak bağlantı: https://www.haber7.com/guncel/haber/3631206-dorukhan-buyukisik-cinayeti-dosyasinda-buyuk-celiski